12 Temmuz 2015 Pazar

BÖLÜM-3 (Yersiz Bir Dizi Hayal"


- Anlayamadım efendim, ilk dizi filmim ?

Kaya, iyice afallamış, Büyük Roma’dan Kudüs’e giderken nasıl oldu da konu ilk çektiği yerli diziye gelmişti anlayamamıştı. Nereye gideceğini kestiremediği bu konu kendisi bir hayli telaşlandırmış ve afallayarak bakakalmıştı.

- İlk çektiğiniz ve 2 sezon boyunca devam eden “Memnuniyetle Aşk” dizisinden bahsediyorum. Hayallerinizde çizdiğiniz resmin toplum üzerindenki yansımasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Evet, bu dizinin benim için  apayrı bir yeri vardır. Ülkemizde çekilen yerli dizilerde oluşturulan karmaşık yaşam ilişkileriyle gerçekte varolan insan ilişkileri arasında bocalayan ve yaşayamadıkları aşkları seyretmekten son derece mutlu olan bir gençliğe ulaşmak istedim bu çalışmalarımda. Dünyanın bir çok yerinde aslında doğal olan bazı insan ilişkilerinin ülkemizde gereksiz yere yadırgandığı ve bu ilişkileri yaşayan insanların aslında içimizden insanlar olduğu ve ötekileştirmenin insan onuruna ne kadar aykırı olduğunu anlatmak istedim. Toplum tarafından Kabul görmesi de benim için apayrı bir mutluluk olmuştur hep.

Edvard söze girdi.
-Kimileri için mükemmel bir seyir iken bu dizi bizim için ise mükemmel bir araştırma projesiydi. Kaya Bey, bu dizinin ilk 10 bölümünü getirdiğinde bizi bir hayli heyecanlandırmıştı. Senaryonun geri kalanında bir kaç ekleme yaparak  araştırmamıza başladık. Dizi yayına geçmeden önce dizi içerisinde verdiğimiz mesajlarla ile ilgili büyük çaplı bir anket çalışması yürüttük. Dizinin öncesi ve sonrası bizim için önemliydi. Aynı anketleri ilk sezonun ardından tekrarladık. Aradaki fark bizim beklentilerimizden bile çok öteydi. Kaya Bey’in belirtilen mesajları ustalıkla işlemesi bizi yerli dizilerin gücünü de apaçık gösterdi.

Profesör, yerli dizilerle toplumun yeniden dönüştürülmesi, hassasiyetlerinin yeniden ayarlanması gibi bir çok konuda bu araştırma çalışmalarını siz yürüttünüz, ne gösterdi bu sonuçlar bize.

- Öncelikle Kaya Bey’e teşekkür etmek gerek, talep ettiğimiz konuların tamamını işleme biçimi, kamerayı ve teknolojiyi kullanarak insanlar üzerinde oluşturduğu duygu yoğunluğu muhteşemdi. Sadece diziyi seyreden insanlar üzerinde değil, politika, medya, sosyal ağlar üzerinde de büyük etkiler doğurdu.

- Gelenek ve göreneklerin ağır bastığı, din olgusunun insan yaşamı üzerindeki etkisinin güçlü bir şekilde devam ettiği Türkiye’de, bu dizi henüz yayına geçmeden verceği mesajlar konusunda halkın nabzını yokladık. Gençlerin orta yaş ve üzerindeki insanlar gibi kültür hassasiyetlerine yeterince bağlı olmadıklarını farkettik. Buna ragmen, anket içerisinde sorduğumuz sorularda bir çok gencin çok katı bir tutum izlediklerine şahit olduk. Asla kabullemeyecekleri bir çok konuda ılımlı yaklaşımlara ulaşamadık. İlk sezonun bitmesiyle beraber yaptığımız ikinci anketin sonuçları ise gözlü görülür şekilde farklı bir tutum içerisine girdiklerini gösteriyordu. 10 kritik durumla ile ilgili tutum ve davranış testinden bizce  en önemlilerinden bir tanesi ve Türk toplumun asla Kabul edemeyeceğini düşündüğümüz dayı, karısı ve yeğeni arasında geçen aşk ilişkisiydi. Bu konuda çok fazla bir değişim olacağını öngörmüyorduk ancak yanılmıştık.

İlk sorumuz şuydu.” Dayınızın genç ve güzel karısına aşık olsaydınız, o da size aşık olsaydı, tutumunuz ne olurdu? Aynı sorunun benzerini alt başlık olarak orta yaşlılara “Yeğeniniz, karınıza aşık olsa ve ilişkiye girdiklerinizi bilseniz, tutumunuz ne olurdu?, kızlara ise evlendiğiniz erkeğin yeğenine aşık olsaydınız, tutumunuz ne olurdu ? diye sorduk. Bu soruyla yüzleşmekten bile utanç duyan bir toplumunun bu tip sorulara verceği cevapları hepiniz taktir edersiniz.

Dizide yaklaşık bir sezon bu konu ustalıkla işlendi. Hiç bir yapımcının cesaret edemediği bir konuyu ustalıkla işlemek gerçekten büyük bir maharetti. Kaya Bey’in yaşadıkları zorlukları anlıyor ve yönteminin ne derece başarılı olduğunu görerek tekrar tebrik ediyorum.

Kaya söze grime ihtiyacı duydu.
- Bu konuyu işlemek gerçekten büyük bir cesaret istiyordu. Hiç kimsenin yapamadığını başarma arzusuylaçok çalıştığımı ve hiç bu kadar yorulmadığımı belirtmek isterim. Türk toplumunun asla kabul edemeyeceği böyle bir konuda herkesi makul sınırlar içerisine çekmenin en güzel yoluydu aşk. Profesöre teşekkür ediyorum, talebim üzerine ülkemiz gençleri üzerinde daha önce benim için yaptığı “Türkiye”li gençlerin “Aşk” olgusunu anlama biçimleri” adlı araştırması benim için gençlerin “aşk”  ile ilgili hayallerini anlamamda önemli bir çalışma oldu. Yüzlerce yerli dizi ve sinema çalışmalarında aşk konusu işlenir, ancak çok azında televizyonda izletilen aşk olgusu ile gençlerin zihinlerindeki aşk hayali örtüşür. Gençlerin can damarı olan aşk konusu öyle işlenir ki gençler kendi kurdukları hayaller içinde bu aşkı bulamaz sanki başka birinin aşkı gibi izler. Ama biz onların zihinlerine ve kalplerine girdik. Gerçek hayatta gerçekleştiremedikleri hayalleri televizyon ekranlarında sanki yaşıyorlarmış gibi hissetmelerini sağladık. Ancak herkesin aşk algısının farklı olması işimize sürekli sekte vuruyordu. Biz de onlara nasıl bir aşk hayali kurmaları gerektiğini öğretmeye başladık. Bunun için tam 10 bölüm harcadım.

10. bölüm benim kritik bir eşikti. Dizinin yayın kaldırılması gündeme geldiğinde George Sarisyan’ın ekonomik desteği, sosyal medyada eski bölümlerin milyonlarca kişi tarafından izlenmeye başlanacak olması ve reyting desteği bu dizi için can suyu oldu.

Dizide dayısının genç ve güzel karısına aşık olması ve sonraki gizli ilişkileri yaşamaya başladığında, o gün dizimin yasaklanacağı ve tepkilerden dolayı yurt dışına bile kaçacağımı düşünüyordum. Önce ufak ufak tepkiler almaya başladım, bir kaç küçük tepkisel kampanyayı geçirdikten sonra, sokakta şunları duymaya başladım. “Ne var ya olamaz mı, adam aşık, aşık”. Aslında toplum tarafından zor kabullenen olguların arkasına aşk olgusunu yerleştirdiğimizde daha iyi anlaşılıyor olduğumuzu gördüm. Başroldeki oyuncunun yakışıklılığını ön plana çıkararak kadınların tepkisini, başroldeki kızın güzelliği ve seksiliği ile de erkeklerin ilgisini başka bir noktaya çektim. Özellikle gençler yakışıklı aktörde kendilerini güzel kızımızda da sevgilisini görmeye başladı. Bu aşk kendilerine o kadar sıcak geldi ki, ilişkinin garipliğini kimse önemsemedi. Bu ikili arasında yaşanan dizinin her karesi öyle özenle çekildi ki o atmosfer içinde olmayı hayal etti herkes. Bu güzel aşk hikayesi arka planda yer alan tüm olumsuzlukları görünmez hale getirdi. Bu ilişkiyi halk üzerinde normalleşmeye başlayarak, kabullenmenin ilk işaretlerini de verdi.

Profesör söze girdi.
- Projenin ne kadar zor şartlarda yürütüldüğünü unutmamak gerek. Dizinin devam ettiği ve bitiminden sonraki beş yıl içerisinde dizide işlenen konulara benzer durumlarda yaklaşık 284 boşanma olayı, 56 kadın cinayeti ve 1226 kavgalı olay yaşandı bu ülkede, dönüşümün bu kadar sancılı olacağını tahmin etmiyorduk. Özellikle 26. Bölüm sonrasıydı galiba kızıyla kardeşi arasında yaşanan yasak bir ilişkiye şahit olan babanın her ikisini birden bıçaklayarak öldürmesi ve ardından cesetleri torbalara koyarak çöp konteynırına atması olayı büyük bir infial yaratmıştı toplumda. Projenin sonu diye düşünüyorduk.

George Sarizyan söze girdi.
- O gün kadın hakları savunucusu olan sivil toplum kuruluşlarıyla yürüttüğümüz “Kadın Şiddete Hayır” ve “Namus ve Töre Cinayetlerine Hayır” kampanyalarıyla ilgiyi farklı yönlere çekmeyi başardık. Bu kampanyaları yürütmek için bu sivil toplum kuruluşlarına büyük kaynaklar ayırdık. Sivil toplum gücümüzü artıracak yeni çalışmalar yaptık. Dizi oyuncularımızı bu kampanya süresince ön plana çıkarmamızda akıllıca bir hareket oldu.

Nilsen McKenet konuşmaya girdi.
- Evet bu olayın olumsuz yanlarının yanında bizim için olumlu olarak söyleyebileceğim önemli bir fırsatta doğurdu. Avrupa parlemontasında Türkiye’nin Avrupa Birliği süreçlerinde aile yapısı ve kadına şiddet konusunda yeni yaptırımlar yapılmasına yönelik adımlar atıldı. Bu projenin sadece toplum nazarında yürütülmesi değil aynı zamanda hükümetlerinde bu normalleşme sürecine katkı sağlaması gerekliliği unutulmamalıydı. Ülke yöneticilerinin “hadım” gibi katı cezalarla bu normalleşme süreçlerini angelleme çalışmaları tarafımızca engellendi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder